Dark Light

Ülkemizde her gün gittikçe daha da popüler bir hal alan teknoloji devi Apple; telefonları, kulaklıkları, tabletleri ve daha birçok teknolojik ürünü ile müşterilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. 

Ancak bu büyük dünya markası, Türk kullanıcılarının taleplerini karşılamakta yetersiz kalabiliyor. Özellikle servis talebi kısmında iki mağazanın yetersiz olduğunu anlayan teknoloji devi daha da büyük bir adım ile İstanbul’da bulunan üçüncü ve Avrupa’nın en büyük mağazasını açıyor.

Bu durum bir süredir Apple’ın aklını kurcalıyordu. İşte çok kısa bir zaman önce de harekete geçerek Avrupa’da şu anda bulunan en büyük mağazasını İstanbul, Bağdat Caddesi’nde açacağını duyurduktan sonra, geçtiğimiz ay içerisinde de Apple müşterilerini bir ilke imza atan bu mağaza ile buluşturdu. 

Böyle bir karar ile teknoloji devi şirketin ödün vermediği en önemli kriter ise müşteri memnuniyeti oluyor.

Özellikle fiziksel mağazalarında kullanıcılarının rahatlığını ve konforunu ön planda tutan firma, Avrupa’nın en büyüğü olacak bu yeni mağazanın bir bahçeye sahip olacağını söylemişti. Apple, bu bahçenin, ziyarete gelen kişiler için “ilham alırken yaratıcılıklarını ortaya çıkarabileceği bir alan” olmasını istiyor. 

Ağaçlarla dolu olan mağazanın bu açık alanının kentin bu bölgesine bir vaha havası getireceği, herkesi orta noktada buluşturan bir düşünce oluyor. 

Bunun yanı sıra mağazanın ön cephesinin tamamı 9 metrelik cam giydirmeden oluşuyor. Bu sayede mağazanın içi ile dışı arasında bulunan sınır minimuma indiriliyor.

Tasarımda bir başka dikkat çeken özellik ise mekânın aydınlatması. 

Mağazanın iç aydınlatmasının büyük bir kısmının güneş ışığı ile sağlanmasını hedef alan şirket, tavanda bulunan pencereleri ile müşterilerine mağazada eşsiz bir deneyim yaratmak isterken bir diğer yandan da tavan pencerelerini havalandırma olarak kullanıyor. 

Gördüğünüz üzere Apple henüz açtığı bu mağazada, kullanıcılarının memnuniyetini sağlamak ve farklı bir deneyim yaşayabilmeleri adına en ince ayrıntılara bile önem veriyor.          

Biraz da iç dizayndan bahsedelim o halde. 

Mağaza iki katlı bir yapıdan oluşuyor. Üst katta müşterileri, Apple’ın en yeni ürünlerini ve servislerini inceleyip bunlardan faydalanacakları bir alan bekliyor. Kullanıcıların inceledikleri ürünleri aynı zamanda deneyimleyebilecekleri “Today at Apple” atölyeleri ise alt katta hizmet veriyor.

Bu uygulamalı deneyim sayesinde ziyaretçiler Apple ürünlerini yakından görüp bu ürünleri tecrübe ederek orijinal mağazada yetkili çalışanlarla birlikte performans deneyimi yaşayacaklar.     

İstanbul’daki bu mağaza, her ne kadar dünyanın farklı yerlerinde bulunan Apple mağazalarından esinlense de, kullanılan malzemeler ortama oldukça kararında bir yerellik katmış. 

Mağaza, kullanılan Türk travertenleri ve Aksaray granitleri ile Türk kültür ve geleneklerini yansıtarak ziyaretçilere sıcak bir ortam sunuyor.

Bu gelişmelerin yanı sıra Apple’ın, ATÖLYE ile birlikte 22 Ekim ve 5 Aralık tarihleri arasında gerçekleştireceği Perspektif İstanbul programı ziyaretçilerini mağazada ve dijital ortamda buluşmaya davet ederken, 20 adet yerel sanatçıya ve onların çalışmalarına da yer veriyor. 

Teknolojiyi, yaratıcılığı ve kültürü bir araya getiren bu işbirliğinin temel hedefi ise sanatın farklı alanlarındaki yaratıcılığını keşfetmek ve ortaya çıkarmak. 

Geleneksel minyatür çiziminden fotoğrafçılığa kadar birçok farklı alanı bünyesinde taşıyan Perspektif İstanbul programı, katılımcılarına, fotoğraftan kodlamaya ve tasarımdan müziğe kadar birçok farklı sanat deneyimi yaşatıyor.                   

Apple, Perspektif İstanbul’un yanı sıra aynı zamanda Tin Nguyen, Edward Cutting ve Oğuz Öner’in hazırlamış olduğu artırılmış gerçeklik (AR) sergisini de ziyaretçilerine sunuyor.

Perspektif İstanbul projesine katılan birçok sanatçının eserleri, firmanın LİDAR tarayıcısına sahip IPad Pro ve IPhone 13 Pro model cihazları ile dijital enstalasyon sayesinde katılımcıları sanal dünya ile gerçeklik arasında bir yolculuğa çıkarıyor. 

Örneğin ziyaretçiler telefonlarını kullanarak geleneksel kağıt süsleme sanatımız olan ebru sanatından esinlenerek hazırlanmış seramik objeleri cihazlarının ekranlarında görebiliyorlar.          

Apple’ın her projesinde her detayı en ince ayrıntısına kadar düşünerek müşterilerini memnun etmeyi hedef alması aslında bize her yaptığı işi büyük bir ciddiyet ve uğraş sonucu ortaya çıkardığını gösteriyor. 

Her detayın en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğü Bağdat Caddesi’nde bulunan Apple mağazasının Avrupa’daki en büyük marka mağaza olması, tahmin edebileceğiniz üzere büyük miktarda bir yatırım ve bunun sonucunda gelen yoğun bir ilgi gerektirmektedir.

İşte tam da bu yüzden ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunacak olan ekip arkadaşlarının da alanlarında uzman kişiler seçilmesi gerektiği hepimizin beklediği bir hareketti. 

Yaklaşık 24 milyon dolarlık bir yatırım ile mağaza, alanlarında uzman ve 14 farklı dilde hizmet verebilen 130 kişilik takımı ile müşterisine sıcak bir ortam hissettirerek mağazaya gelenlerin eşsiz bir deneyim yaşamasını mümkün kılıyor…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler